15 Mayıs 2013 Çarşamba

AYVALIK ve CUNDA'DA İLK YAZ GÜNÜ


         Bu sene, 23 yılda ilk kez, Altınoluk'a gitmeden önce Ayvalık'a gittik. Sezonu Ayvalık'ta açtık desem yalan olmaz. 30 derece sıcaklıkta ama bunaltmayan bir havada, yaza göre kalabalık olmayan Ayvalık sokaklarında dolaşmak hepimize çok iyi geldi. Ayvalık'ın en sevdiğim şeylerinden biri olan sokaklarında uzun bir süre dolaştıktan sonra daha önce hiç girmediğim, ya da farkına varmadığım, bir sokağında çöp(m)adam çantaların yapıldığı atölyeyle karşılaştım. Aslında burda yapıldığı biliyordum ama dediğim gibi bu sokağa daha önce hiç girmemiştim sanırım. O gün atölye kapalı olsa da haftaiçi bir gün tekrar gelirim nasıl olsa diye pek üzülmedim.

    Hemen yanındaki "Palabahçe Kahvehanesi" bir diğer adıyla "Şeytanın Kahvesi" kesinlikle biraz soluklanıp kahve içmek için mükemmel bir yer. Kahvenin içi benim gibi eskiyi ve eski  dönemleri sevenler için oldukça nostaljik. Ayvalık'tan sonra Cunda'nın kalabalığı klasik bir yaz günü gibi olsa da, yine de herzamanki gibi çarşısında turlamak, havasını solumak beni mutlu etmeye yetti de arttı bile. En kısa zamanda Altınoluk'ta görüşmek üzere!

Şortum #hmlovesmusic koleksiyonundan, yeleğimi Terkos Pasajı'nda bulmuştum.

Wearing  *Short from Hmlovesmusic collection *vest from local bazaar

fotoğraflar: Altuğ Oymak


***


13 Mayıs 2013 Pazartesi

BLOGGER BAZAAR



              Geçen hafta gerçekleşen bloggerbazaar etkinliği, oldukça yoğun geçen şu dönemde bana çok iyi geldi. Blog yazmaya okumaya pek vakit ayıramadığım için o gün birçok blogger arkadaşımla ve gelen okuyucularla sohbet etmek oldukça keyifliydi. Temmuz sıcağı gibi bir günde şort ve tişörtle yanarak sezonu parçalı bronz bir şekilde açmak pek hoş olmasa da, kesinlikle o gün orda olmaya değerdi.

Gelen herkese çok teşekkürler!


***


3 Mayıs 2013 Cuma

BLOGGER BAZAAR ETKİNLİĞİNE DAVETLİSİNİZ!


Üniversite hayatımın son haftasına girmiş bulunmaktayım ve bu duyguyu proje hazırlamakta olduğumdan dolayı pek yaşayamıyorum, bir şey hissedemiyorum. Blog yazmak bir kenara, sosyal medyadan da iyice uzaklaştığım şu dönemde bu boşluğu kapatacak mükemmel bir etkinliğimizi şimdi size duyuruyorum!

 Sosyal medyada belki çoktan duydunuz ama hatırlatmakta fayda var. Bu Pazar, yani 5 mayıs günü; Taksim KafePi Curcuna'da  birçok blogger arkadaşımla beraber 2. el kıyafet ve aksesuarlarımızı satışa çıkarıyoruz. Berrilla aksesuarları ve BerrillaButik'te satışta olan kıyafetlerimi ve çok daha fazlasını bulabileceğiniz bu etkinliğe herkes davetli. 

Üstelik size vereceğimiz sürpriz hediyeler, indirim kuponları ve 17.00-19.00 saatleri arasında gerçekleşecek ücretsiz Barbekü partisiyle herkesin bu etkinlikten mutlu mesut ayrılmış olmasını sağlayacağız.

Peki şimdi kimler geliyor, ben sizlerle tanışmaktan çok mutluluk duyacağım :)


***


25 Nisan 2013 Perşembe

YERFISTIĞI EZMESİ YAPIMI


          
Doğal beslendiğimden daha önce bahsetmiştim ve sanırım en çok merak edilen şey gün içinde neler yediğim, dışarıya çıktığımda bu alışkanlığı nasıl koruduğum. Oldukça uzun bir yazı yazmamı gerektirdiğinden dolayı şimdilik sadece bir kaç tüyo vererek bu konuda sizi bilgilendirmek istedim. En önemlisi bunu "diyet yapma" olarak görmemek. Ben diyet yapmıyorum, kalori hesabım yok; sadece doğal beslenip belirli bir düzen içerisinde yemek yiyiyorum. Paketli bir ürün alırken kalorisinden önce içindeki yağ ve şeker oranına bakıp alıp almamaya karar veriyorum. Bu yüzden marketlerde satılan ve fıstığın kendi yağı dışında içine fazladan yağ eklenen yerfıstığı ezmelerini  hep tereddütle alıyordum. Zaten fıstığın kendisi çok yağlıyken bir de içine eklenen "bitkisel yağ" ile aslında çok yararlı olan bir şeyi fazlaca suçlu bir zevke dönüştürüyordu. Geçen günlerde hazır annemlerin yanındayken hep yapmak istediğim ev yapımı ezmeyi annemle nihayet yapabildik. Ve şimdi malzemeler =)

Yarım kilo kabuklu yerfıstığı
1 tatlı kaşığı tereyeğı ( çok daha sağlıklı olsun istiyorsanız hindistancevizi yağı veya kanola yağı)
1 yemek kaşığı pekmez
1 yemek kaşığı bal

En oyalayıcı kısmı tabiki fıstıkları tek tek soymak ama soyarken bir yandan yemek te ayrı bir zevk. Yarım kilo kabuklu fıstık soyulunca 400 küsür grama denk geliyor. Biz annemle tüm fıstıkları aynı anda robottan geçirmek yerine 3 parçaya halinde ayrı ayrı yaptık. Robottan geçirme işlemi ne kadar uzun sürerse kıvamı okadar iyi oluyor. Önce tereyağını ekleyip sonradan pekmezle balı ekledik. Tabii ne kadar ilave yağ koyarsanız kıvamı okadar sürülebilir olur ama ben zaten yağsız istediğim için ve sürülebilir olması okadarda önemli olmadığı için yağı çok az koyduk. Fıstığın yağı çıkmaya başlayınca kıvamıda olmuş oluyor. Ve sonrası tam bir işkence! Robottan kaşıkla alıp kavonoza yerleştirme aşamasında o kaşıkların ağza doğru gitmemesi için yapacak pek bir şey yok!

Afiyet olsun :)


***


Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...