15 Mayıs 2016 Pazar

BİTMEYEN BİR PAZAR

Herkese Merhaba!
Biliyorum uzun zamandır yokum ve benden yeni yazılar bekleyen birçok kişi var. Bana kalsa blog yazma işini biraz daha erteleyebilirdim ama 'neden artık blog yazmıyorsun' sorusunu çok sık duymaya başlayınca, bir yerden başlamam gerektiğine karar verdim.
 Ara vermemin bir nedeni yok, sadece instagram üzerinden anlık paylaşımlarda bulunmak daha çok hoşuma gitmeye başladı. Blogumu eskisi gibi takip ediyor musunuz, yazdıklarım okunuyor mu bilmiyorum ama buranın enerjisi hep daha farklı bunu biliyorum. Paylaşacak çok şey olsa da ben en güncel olanını bugün size aktaracağım. Seyahat yazıları bekleyen çok biliyorum ama onları şimdilik rafta tutuyorum.
Bu haftasonu İstanbul'da hava şahaneydi. Annemlerin de burda olması sebebiyle erkenden evden çıktık ve boğazda kahvaltıyla başlayan yolculuğumuz Küçükçiftlikpark'taki Parkfest festivalinde son buldu. Festival insanı değilim ama festival tarzına bayılıyorum. Geçen sene H&M'den aldığım dantel bluzumu, Zara tulumumun üzerine giydim ve birkaç aksesuarla festival kombinim hazırdı.





   

Bu yarım topuzlu saç modelini çok sık kullanıyorum. Ben çok sevdim, sizce?





***

2 Nisan 2016 Cumartesi

ARA SEZON CEKETİ


           Beklenen o günler geldi mi yoksa?
Hani ara mevsim ceketi diye geçen ama ara mevsimlerin artık çok uzun sürmemesinden, giymenin pek nasip olmadığı o güzel tatlı ceketler.
Çok seviyorum, çokta alıyorum belki ama gerçekten hava birden ısınıyor ve ceket bile giyemez hale geliyoruz. Şu birkaç haftayı iyi değerlendirmem lazım, malum havalar tam ince ceketlik. Boyuna fular takmak ise bu aralar en sevdiğim şey oldu. Özellikle Kadıköy'de ara sokaklarda çok güzel fularlar buldum. Birkaç hafta beni bol bol fularlı ve ceketli görebilirsiniz.



Önceki postlarımda bahsettiğim Kadıköy'deki Vintage ürünler satan Büyükanneminsandığı'ndan çok güzel bir broş aldım. Geyik figürlü her şeyi çok sevdiğim için bu broşu görür görmez hemen benim olmalı dedim. Broş almak için gidip çok şahane bir etek aldığımı şimdilik söylemekle yetineyim, çünkü size onu çok güzel bir şehirde göstermek gibi bir planım var =)




     Pantolon Zara, ceket Mango, kemer Vintage, fular Babamdan






***




29 Mart 2016 Salı

BERİLİN TARİFİ/BALKABAKLI KARABUĞDAY KRAKER



Herkese merhaba!
Karabuğdaydan  bir kraker yapmayı uzun zamandır planlıyordum; bir kaç hafta önce bir markanın hazır karabuğdaylı bir krakerini yiyip beğenmeyince hemen kendim denemeliyim dedim. Normal karabuğdayım vardı ama bu krakerler için özellikle kavrulmamış karabuğday gerekli.  Marketlerde satılan karabuğdayların hepsi kavrulmuş formda. Kavrulmamış karabuğdayın hem rengi daha açık,yeşilimsi, hem de tadı çok daha güzel. Pişirmeden bile yenecek bir halde: kıtır kıtır. Kraker yapılmak için yaratılmış adeta. Peki bu kavrulmamış karabuğdayı nerden bulabilirsiniz?
Eğer İstanbul'da yaşıyorsanız, Nişantaşı'nda Safran organik dükkandan  kiloyla alabilirsiniz. İnternet sitelerinden de satış yapıyorlar yanılmıyorsam. Bu krakerlerin yapımı için karabuğdayı haşlamanıza gerek yok. Sadece sudan geçirip iyice durulamanız yeter.

Difrizde haşlanmış bal kabağı olduğunu hatırlayınca, balkabaklı bir kraker olsun dedim ve balkabaklarının iyice suyunun gitmesi için düşük ısıda fırında yarım saat beklettim. Kalan malzemeler tamamen spontene gelişti. Tatlandırmak için biraz akçaağaç şurubu, biraz hindistancevizi şekeri ekledim. Balkabakları şansıma oldukça tatlıydı. Hindistancevizi rendesini her şeye yakıştırıyorum; oyüzden yarım bardak kadar ekledim. Kıvamını tutturmak içinde badem tozu kullandım. Yağlı kağıt serilmiş tepsiye karışımı kaşık yardımıyla iyice bastırdım ve tamamen düz bir forma getirdim. 180' fırında 30 dakika kadar pişirdim. Kenarları daha kıtır kıtır, ortaları yumuşak kalınca, kenarlarını çıkarıp ortalarını biraz daha pişirdim ve işte sonuç!

Glutensiz, şekersiz, unsuz, Vegan, dairy free ve çok çok sağlıklı! Daha ne olsun?

Bero bile yedi desem :)





/Balkabaklı, karabuğdaylı kraker/

2 su bardağı kavrulmamış Karabuğday(sudan geçirilip iyice durulanmış)
1su bardağı(fırınlanıp suyu iyice gitmiş balkabağı)
40gr h.cevizi yağı
1/2 su bardağı h.cevizi rendesi
1 tatlı kaşığı tarçın 
1/2 su bardağı tatlandırıcı( ben h.cevizi şekeri ve akçaağaç kullandım)
 1/2su bardağı badem tozu( kıvamı bulana kadar, fazla da olabilir)







Afiyet olsun!




***



27 Mart 2016 Pazar

BERİLİN TARİFİ/MATCHA CHIA PUDDlNG


Sağlıklı uyanabildiğimiz bir güne daha merhaba!
Sürekli tarif vermemden sıkılan , eskisi gibi günlük kıyafet postları isteyen var mı bilmiyorum ama, artık daha çok yemek tarifi vereceğim. Gezi yazılarını tabiki unutmuyorum; Stockholm kaldığı yerden devam edecek, Genova ve cinque terre yazıları hazırlanacak, hatta geçen yaz ki Kaş tatilimi bile yazmayı düşünüyorum. Bir çoğunu vakitsizlikten yazamadım ama keşke yazsaymışım zamanında diyorum. Yakında çıkacağım seyahatin yazısı önce gelebilir; sıcağı sıcağına yazmak herzaman daha keyifli oluyor.
Bugün size bahsedeceğim şey ise benim aslında tadını pek sevemediğim ama etkilerini vücudumda kısa sürede hissettiğim, Japon'ların geleneksel yeşil çayı 'matcha'.
Matcha, bildiğimiz yeşil çayın toz haline getirilmiş hali; toz olarak tüketildiği için normal yeşilçaydan 10 kat daha etkili. Faydaları saymakla bitmiyor: yüksek antioksidan içeriyor;  ki bu super besinlerin en antioksidanlarından olan gojiberryden bile çok daha fazla; metabolizmayıhızlandırıyor, kafein etkisi yaratıp yüksek enerji veriyor ve vücut ısısını arttırıp yağ yakımını hızlandırıyor.
 Faydaları saymakla bitmeyen bu mucizevi çayla ben nasıl tanıştım derseniz, size bu çayla yapılan 'Matcha Latte' içerek derim.



 İlk olarak Stockholm'da denedim. Açıkcası Matcha'nın çok yoğun kullanılması ve tadının çok baskın olması hoşuma gitmemişti. Türkiye'de organik ürünler
 satan bir dükkanda toz halinde bulunca bir şans daha vermeye karar verdim. İlk olarak antrenmandan önce, bir bardak sıcak suya yarım tatlı kaşığı matcha koyarak içmeye başladım ve antrenman sırasında enerjimin arttığını hissetim. Antrenman yaparken nabız aralığımı kontrol etmek için hep Polar bant kullanıyorum. Matcha'nın etkisi mi bilmiyorum ama herzaman yaptığım antrenman, hem daha enerjik hem de nabız aralığım daha yüksek olarak devam etti. Yağ yakımını gerçekten arttırıp arttırmadığını düzenli bir kullanım süreci sonunda daha iyi anlayacağım sanırım. 
Çay olarak tüketmektense matcha ile değişik tarifler denemeye karar verdim. İçine girdiği herşeye doğal yeşil renk vermesi bile başlı başına bu çayı tariflerimde kullanma sebebim. 
Nerdeyse hergün yaptığım chia pudingi bu sefer içine 1çay kaşığı Matcha koyarak denedim. Herkesin seveceği bir tat değil, baştan söylemem gerekiyor. Fakat faydalarını düşününce tadı pek umrunuzda olmaz diye düşünüyorum. Dozunda kullanmak çok önemli ve içine aroma verecek birkaç şey eklemek yemesini daha zevkli hale getirebilir.

Matcha'lı Chia puding tarifi

1 su bardağı süt( ben kendi yaptığım badem sütü kullandım
2 yemek kaşığı chia tohumu 
1/2 çay kaşığı Matcha
1 yk h.cevizi rendesi
1/2 tatlı kaşığı tarçın



Bütün malzemeler iyice karıştırılır ve en az 3 saat buzdolabında, arada karıştırılarak bekletilir. Hemen tüketilmesi benden size tavsiye.


***




Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...