13 Ekim 2014 Pazartesi

BERRİLLA'NIN MEKSİKA FASULYESİNDEN BROWNİSİ




                   Yaklaşık bir senedir fasulyeden browni yapmak için bir heyecan içerisindeydim ama ne olduysa bir türlü bunu gerçekleştiremedim. Araya okadar çok tarif ve düşünce girdi ki; bazen unuttum, bazen tamam bu haftasonu kesin yapıyorum dedim, bazen malzemelerim bile hazırdı ama bende ki heves gitmişti. En son iki hafta önce fasulyelerimi geceden ıslattım ve ertesi gün bir güzel haşladım. Ben Meksika fasulyesi kullandım; diğer fasulyeler içinde antioksidan oranı en yüksek ve bolca lif içeriyor, hem de protein oranı yüksek, daha ne olsun.Fakat bu fasulyenin cinsinden mi bilmiyorum geceden beklemesine rağmen çok çok geç haşlandı. Düdüklüde yapmak gerekirdi belki de. Elimde çok fazla tuzlu badem vardı ve normalde tuzlu badem yemediğim için onları değerlendirmek istedim ve 1 gün boyunca suyun içinde beklettim. Uzun süre suda bekledikleri için hem tuzları gitti hemde kabukları kolayca soğuldu. Blendırde uzun süre çektirerek  iyice toz haline getirdim ve brownimin ana malzemeleri böylece hazır oldu.

                    O gün annem İstanbul' a gelecekti ve biz ertesi gün Roma'ya uçacaktık. Ben bu işi neden o güne bıraktım bilmiyorum; valizim bile daha hazır değildi ve ben browni yapma peşindeydim. Tabi ki o gün o browniyi yapamadım ve malzemeleri difrize atarak yine ertelemiş oldum.Ve iki hafta sonra, yani dün, malzemelerimi difrizden çıkardım ve tamamen çözüldükten sonra fasulyelerimi robottan geçirerek ana malzememi hazır hale getirdim. İlk defa yapmadığım bir şeyi yaptım ve geriye kalan bütün malzemeleri robata atarak hepsini robotta karıştırdım. Normalde hep tel çırbıcı ya da kaşık yardımıyla malzemeleri karıştırırdım. Ben bu zamana kadar kendimi nasıl yormuşum inanamıyorum! Bütün malzemeler iyice karıştıktan sonra yağlı kağıt serdiğim bir borcama karışımı boşalttım ve üzerine kurutulmuş yaban mersinleri ekleyerek önceden 180 dereceye ayarladığım fırında 20 dakika pişirdim. Sonuç mü-kem-mel !


- malzemeler-

* 2 su bardağı haslanmış fasulye (ben siyah renkli Meksika fasulyesi kullandım normal beyaz kuru fasulye de olur)

* 2 yumurta

*1 bucuk su bardağı badem tozu

* 100 gram tatlandırıcı (agave, akçaağaç, hurma şurubu,)

* 3 dolu dolu kaşık kakao ( yaklaşık 60 gram )

*  5 yemek kaşığı hindistancevizi yağı

* yarım çay kasığı vanilya (çubuk vanilyanın içinden)

* 1 çay kaşığı karbonat

* yarım çay kaşığı muıskat rendesi

* 3 yemek kaşığı yulaf kepeği

* üzerini süslemek için yaban mersini



Afiyet olsun!




***





1 Ekim 2014 Çarşamba

H&M CONSCIOUS DENİM



           Roma'dan döner dönmez ayağımın tozuyla H&M ile çok güzel bir çekim gerçekleştirdik. H&M'in "sürdürülebilir moda" adı altında çıkardığı doğa dostu  Conscious koleksiyonu bu sefer denim haliyle karşımıza çıkıyor. 2 Ekim Perşembe günü belli mağazalarda satışa çıkacak bu koleksiyondan benim favorim denim sweatshirt oldu. 

Conscıous denim koleksiyonundaki her giyside sürdürülebilir giyim ve bakıma ilişkin ayrıntıları içeren Clever Care etiketi bulunuyor. Ayrıca sürdürülebilir modanın bir taahdüdü olarak kıyafetlerin askılarında Conscıous niteliklerini açıklayan etiketler bulunuyor. Ve dahası bazı kıyafetler  geri dönüştürülmüş denim ipliklerden üretilmiş. 

Ne kadar sağlıklı beslensem de giydiğim kıyafetlerde kullanılan kimyasalların bana zarar verdiğini biliyorum. Bu koleksiyonun doğa dostu olması ve bana çokta zarar vermeyeceğini bilmek bile güzel.



Sizin favorileriniz neler olacak merak ediyorum !




***



29 Eylül 2014 Pazartesi

YENİDEN ROMA



                      Yeniden Merhaba! 

Birtakım yeni oluşumlar içerisindeyim ve şimdiden çok heyecanlıyım. Blog hayatımın duraklama döneminde olsam da dönüşüm kesinlikle çok güzel olacak. Sizden sadece biraz zaman istiyorum. Bu zaman ne kadar sürer bilemiyorum ama kesinlikle beklediğinize değecek. Yeniden bu heyecanı duymak okadar güzel ki çünkü bir dönem gerçekten bütün hevesimi yitirmiştim sosyal medya adına. Yeni bir şeyler yapmam gerekiyordu ve sanırım bu yeniliği, en azından şimdilik, fikir olarak buldum ve bunu geliştirmek için biraz zamana ihtiyacım var. Okunmasa bile ben yazmayı çok özledim ve aklımda sürekli neler yapabilirim diye düşünceler var. Bu hevesimi kaybetmemek için elimden geleni yapıyorum; yazıyorum, çiziyorum, notlar alıyorum ve bunu kesinlikle çok severek yapıyorum!

Geçen hafta annemle kısa bir Roma gezimiz oldu. Görünürde 4 gün olabilir ama biz o 4 güne bir 7,8 gün sığdırmışızdır. Annemin de benim de Roma'ya ikinci gidişimiz. Bu yüzden klasik Turist gezisi değildi bizimkisi; bir Romalı gibi yaşadığımız, şehrin içine karıştığımız bir geziydi. Roma sokak pazarları, ikinci el pazarlar, organik sebze meyve pazarları gibi birçok kategori var yazmam gereken ve nereden başlasam bilemiyorum. Bunun dışında, Roma'da hediyelik eşya ne alınır gibi bir soruya cevap beklemeyin; Roma'dan yiyecek ne alınır?, hangi Mozeralla, ricotta, tiramisu daha iyidir? Romalılar hani pizzacıya gider? Hangi dondurmayı yer? En uygun fiyatlı market alışverişi nereden yapılır? gibi soruların cevaplarınız yazacağım ve eminim ki bunları okuduktan sonra Roma'ya gitmişseniz bile tekrar gitmek isteyeceksiniz. 

Ben ilk önce hangisini yazacağıma karar veremedim, belki siz bana yardımcı olursunuz ?


*İki sene önceki Roma gezi notlarımı merak ediyorsanız sizi BURAYA alayım.



***

15 Eylül 2014 Pazartesi

BERRİLLA'NIN HAVUÇLU TARÇINLI ŞEKERSİZ KEPEKLİ KEKİ




Aslında pek kek yapmayı sevmiyorum. Keki sevmediğimden değil, bozulmadan ve tazeliğini kaybetmeden hepsini bitiremediğim için. Bir de sanırım ben pek kek insanı değilim. Kurabiye yapmak ve yemek herzaman daha çok hoşuma gidiyor. Yumus yumus bir kektense agizda dagilan bir kurabiye kesinlikle ilk tercihim. Kendi yaptigim kurabiyelerde cok yag kullanmadigim icin agizda dagilma pek soz konusu olmasa da lezzet olarak beni yeterince tatmin ediyor. Annemin yaptigi kiyir kiyir tereyagli kurabiyeler varken zaten bana saglikli kurabiyeler yapmak dusuyor :)

Havuçlu tarçınlı kek yapmak nerden çıktı derseniz, her zamanki gibi evde oturrmaktan sıkıldığım bir anda değişik ne yapabilirim diye düşünürken, süt ürünleri tüketmeyen sevgilime sütsüz nasıl bir kek yapabilirim diye malzeme dolabımı karıştırmaya başladım. Elimde Altınoluk'tan aldığım taze cevizlerim vardı. Yaklaşık iki haftadır kurumaları için güneşte duruyolardı ve ben onların varlığını unutmuştum. Ceviz, kek ve ekmeklerde en sevdiğim şey! Daha yeni aldığım hindistancevizi yağım ve şeker yerine Ageve surubum da vardi. Hindistancevizi sütü yapımından artan  hindistancevizi rendelerimi de düşününce bir kek icin gerekli malzemeler bir anda tamamlandı. Benim kekim tabiki şekersiz olacaktı ve kekin ana malzemesinin içeriği şeker olmalıydı. Havuç gibi tatlı bir sebzeden daha güzel bir malzeme ne olabilirdi ki! 

Tambugday unum tamam, yulaf kepegim tamam, ozaman gelelim tarife;


* Bir buçuk su bardagi tam buğday unu

* 1/2 su bardagi yulaf kepeği

*3 büyük havucun ince rendesi

*1/4 su bardağı hindistancevizi yağı (zeytinyagı da olur)

*3 tam yumurta 2 tane beyazı

*Bir su bardaginhindistancevizi rendesi (ben kendim yaptım)

*1 çay kaşığı tarçın

*1/4 çay kaşığı himalaya tuzu

*1 çubuk vanilyanın içi ya da 2 damla vanilya ozutu (şekerli vanilin yapay oldugu icin kullanmıyorum)

*1/4 çay kaşığı muskat rendesi

* Yarim su bardagi  iri kıyılmış ceviz içi

*Yarim su bardagi stevia tatlandırıcı (pekmez de olur)

*2 yemek kaşığı agave surubu 

*1 çay kaşığı karbonat


Önce cevizler bir tavada kavrulur ve üzerine bir tutam himalaya tuzu dökülür. Yumurta ve tatlandırıcılar çırpılır, vanilya eklenir. Tambugday unu, yulaf kepegi, hindistancevizi rendesi
 ve karbonat karıştırlır. Ortası açılır ve yumurtalar eklenerek tekrar karıştırılır. En son havuçlar ve cevizler eklenir. Kek kalıbı çok az bir yağ ile yağlanır ve biraz unlanır. Önceden ısıtılmış 180 derece fırında yaklaşık 40 - 45 dakika pişirilir. Kalipten bicak yardimiyla kek cikartilir ve sicakken uzerine biraz tatlandirici ve hindistancevizi rendesi dokulur ve sogumasi icin beklenir.

Afiyet olsun!



...







Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...