18 Ekim 2011 Salı

OTOBÜSLE PARİS' E YOLCULUK



































Meşhur aynalı oda



Kral ve Kraliçenin yatakları



























































  
          Benim Paris'e yolculuğum sanırım herkesten farklıydı.Nesi farklı olabilir ki, uçağa biniyorsun ve bir bakıyorsun ki Paristesin diye düşünebilirsiniz, ama öyle değil. Şu anda bu yazıyı yazarken bile "ben Paris'e gittim dimi ya" diye düşünüp inanamıyorum =) Yani tabiki de bir uçak yolcuğu yaptım ama Paris' e değil Amsterdam' a. Aslında Türkiyedeyken, Amsterdam' dan  Paris' e gitmeyi hep düşünmüştük ama tren yolculuğu yaparız diye planlamıştık. Tren yolculuğu yaklaşık iki saat falan sürüyor Paris'e, tabi bilet fiyatı aldığın zamana göre değişiklik gösteriyor. Online olarak alınabiliyor, iki üç hafta önce alınırsa baya ucuz, tabi biz bu işi son ana bırakınca bilet fiyatları uçaktan pahalı oldu. Okadar para vermekte istemedik, son anda nasıl gidelebilir ki başka diye araştırmaya başladım. Paris'e bu kadar yakınken gidememek beni çok üzecekti biliyorum. İnternette araştırıken öğrendim ki eurolines adında otobüs firması Avrupa da nerdeyse her yere ulaşım yapıyor. Fiyatlar ise oldukça ucuz, yani biz Paris'e gidiş dönüş 65£ falan verdik =)

             Evet, şaka değil Paris' e otobüsle gittim =) Bu yolculuk yaklaşık 7 saat falan sürsede gece yolculuk yapınca, günden tasarruf etmiş olduk. Türkiye' deki gibi bir otobüs yolculuğu beklemeyin tabi; yer numarası yok, şoför otobüsün kapısını açıyor " ekmek çıktıı hurrraaaaaaaaaaa" nereyi boş bulursan oraya oturuyorsun. Valizini alıp sana bagaj fişi veren, çay kahve servisi yapan bir muavin falan beklemeyin, su bile yok. Valizi, çantayı yanına almak en güvenlisi. Mümkünse otobüse binmeden 3,4 saat önce su falan içilmemeli, çok mola verdiği falan yok. Bir yerde falan durdu sanırım bizim şoför ama adam Fransız, İngilize konuşmuyor, bir şeyler söyledi ama kaç dakika mola verecek anlayamadık, e haliyle otobüsten inmek cesaret isterdi.

             Gecenin o zifiri karanlığında, yarı uyanık bir halde nerelerden geçtiğimizi pek anlayamadım. Telefonuma operatörden gelen Belçika' ya hoş geldiniz mesajı, nereden geçtiğimizn tek göstergesiydi. Şimdi ben Belçikaya' da gitmiş oldum mu ? =) Otobüstekilerin yavaş yavaş uyanması ve kıpırtıların, konuşmaların başlaması, galiba Paris'e yaklaştık diye bir sevinç uyandırdı bende.Otobüs garaja girdi ve sırt çantalarımızla otobüsten indik. Her şeyin Fransızca olması ve bizim Fransızca bilmememiz, yolculuğun verdiği yorgunluk, uykusuzluk...Hepsi üst üste binince bir süre ne yapacağımızı bilemeden bir banka oturduk ve Paris' in o meşhur metro haritasını incelemeye başladık. 17£ ya 3günlük sınırsız metro kartı aldık ve tüm Paris' i metroyla dolaştık.

               Son gün, Paris'e gidenlerin pek gitmeye vakit bulamadığı, o muhteşem, devasa büyüklükteki Versailles Sarayına gittik. Yaklaşık 40dk süren bir tren yolculuğundan sonra, ve trenden sonra 10dk yürüdükten sonra Saraya ulaştık. Sabahın köründe yola çıktığımız için hiç sıra beklemeden içeri girdik ve o şaşanın, süsün, sonu gelmeyen büyüklükteki bahçelerinin içerisinde kendimizi kaybettik....

14 yorum:

Trendydolap dedi ki...

2 hafta sonra paris yolcusu olan birisi olarak bu post ilaç gibi geldi.

blogunun takipcisiyim :)

http://trendydolap.blogspot.com/

berrilla dedi ki...

Trendydolap, buraya yazmaya vakit bulamadığım bir sürü şey var, merak ettiğin bir şey olursa mail atabilirsin=)

MaceraperesT dedi ki...

Versailles Sarayına ben de gidememiştim. Bir daha gidersem Paris'e ilk işim saraya gitmek olaca. benim New York City yolculuğumu okudun mu?(NYC-Yolda). senin yolculuğun da benimkine benzermiş. demek ki tek Amerika'ya özgü bir durum değilmiş otobüs yolculuğunda karşılaştıklarım.

neyse efen'm. bloguma hoşgeldiniz demek ve iade-i ziyarette bulunmak için gelmiştim:)

http://maceraperest.blogspot.com

berrilla dedi ki...

MaceraperesT, güneşli bir gün gitmek gerekli sarayın tam tadını çıkarabilmek için bahçesi saraydan on kat büyük tüm bir gün geçirilebilir. Aynı duyguları yaşayanlar varmış demekki ne güzel =)

Passion for Fashion dedi ki...

Güzel bir post :)

berrilla dedi ki...

Passion for Fashion, teşekkürler ;)
sevgiler.

birtutamkekik dedi ki...

görseller ve sen yine muhteşemsinn:))

berrilla dedi ki...

birtutamkekik, bu posta yorum yazmak çok acı benim için, çünkü her baktığımda Paris'te geçirdiğim o güzel günleri hatırlıyor ve orda olmak istiyorum =) ve çok teşekkürler
sevgiler.

crazywomanrosemary dedi ki...

Versailles SARAYINA BAYILDIM KISITLI BİR ZAMAN VERMELERİDE CANIMIZI ÇOK SIKTI..sayende saray içini gezmiş oldum..:))

berrilla dedi ki...

Crazywomanrosemary, anladigim kadariyla turla gitmissin.Cok genis bir zaman ayirmak gerekiyor gercekten, bilseydim daha cok fotograf koyardim sarayin icinden :)

tatildeyiz iN holidAy dedi ki...

Merhaba ,

Özellikle Versay Sarayı fotoğraflarınızı çok beğendik .

Bizde geçen yıl Amsterdamdan Parise otobüsle gitmiştik . Sizinde aynısını yaptığınızı okuyunca o günler aklımıza geldi .

Gecenin bir saatinde ton ton şöförümüz otobüste uyuyanlarıda uyandırarak boşaltıp Fransanın bilmediğimiz bir yerinde yaklaşık 1 saat mola vermişti . Sizin otobüstede böyle bir uygulama oldumu ?

tatildeyiz iN holidAy dedi ki...

Bizde Amsterdamdan Parise geçen yıl otobüsle gitmiş , gece saat 3 gibi ton ton otobüs şöförü tarafından uyandırılıp otobüs boşaltılarak Fransanın bilmediğimiz bir yerinde 1 saate yakın mola vermiştik . Sizin otobüste böyle bir mola verdi mi ?

Bu arada Versay fotoğraflarınızı çok beğendik .

berrilla dedi ki...

Tatildeyiz iN holidAy, yok biz hic otobusten inmedik, sadece neresi oldugunu bilmedigimiz bi yerde 15dk falan durduk.Otobusten de kimse inmedi, ama gercekten cok guzel bir deneyimdi. GItmeden internette bi arastirma yapmistim otobusle giden var mi diye ama hic bir sey bulamamistim.YAlniz degilmisiz demekki:)

AMSTERDAMDA.COM dedi ki...

Fotoğraflar mükemmel! Pek tabii en keyifli kısım Amsterdam! www.amsterdamda.com

Related Posts Plugin for WordPress, Blogger...